Haberin ayrıntıları
BAE Merkez Bankasının 2 Ekim 2026’da yayımladığı Günlük Likidite Göstergeleri çalışma kitabına göre, bankacılık sisteminin 1 Ekim sonundaki likidite fazlası 101,434 milyar dirhem oldu. Bu, 30 Eylül’deki 110,825 milyar dirhemden yaklaşık 9,392 milyar dirhem daha düşük bir günlük stok değeridir. Buradaki likidite fazlası, bankaların merkez bankası nezdindeki toplam bakiyesinden yasal zorunlu karşılıkların çıkarılmasıyla hesaplanıyor. Dolayısıyla rakam, bankaların serbestçe kullandığı nakit, hanehalklarının tasarrufu veya ekonomiye verilen kredi miktarıyla aynı şey değildir.
Aynı tarihte bankaların toplam bakiyesi 369,136 milyar dirhem, zorunlu karşılıklar ise 267,702 milyar dirhem olarak kaydedildi. Toplam bakiye; rezerv hesabındaki fonlarla Gecelik Mevduat Kolaylığı ve Gecelik Murabaha Kolaylığına yatırılan tutarları bir araya getiriyor. Merkez bankası, mevduat kolaylıklarındaki bakiyelerin politika faizi çerçevesinde ücretlendirildiğini açıklıyor; Murabaha kolaylığında ilgili emtia işlemlerinin maliyeti de dikkate alınıyor. 1 Ekim’de gecelik mevduat bakiyesi 132,168 milyar, gecelik Murabaha bakiyesi 22,881 milyar, rezerv hesabı bakiyesi 214,087 milyar dirhemdi. Bu üç unsurun toplamı, tabloda yer alan toplam banka bakiyesini oluşturuyor.
Merkez bankasının aynı dosyadaki parasal taban tablosu, 1 Ekim için 795,072 milyar dirhem gösteriyor. Kurumun tanımında parasal taban; ihraç edilmiş para birimini, lisanslı finans kuruluşlarının merkez bankasındaki cari hesap bakiyelerini ve merkez bankasının çıkardığı menkul kıymetleri kapsıyor. Aynı tabloda dolaşımdaki ve bankalardaki nakit toplamı 184,162 milyar dirhem, zorunlu karşılıklar 267,702 milyar, likidite fazlası 101,434 milyar, merkez bankasının tedavüldeki menkul kıymetleri 240,652 milyar ve diğer fazla rezervler ile bakiyeler 1,122 milyar dirhem olarak ayrıştırılmış. Bunlar tek bir kavramın alt bileşenleri olduğu için birbirinden bağımsız yeni para akımları gibi toplanıp yorumlanmamalı.
Günlük satırlar, hafta içi hareketlerin bilanço bileşenleri arasında nasıl değişebildiğini gösteriyor. Örneğin likidite fazlası 27 Eylül’de 131,601 milyar dirheme, 30 Eylül’de 110,825 milyara ve 1 Ekim’de 101,434 milyara karşılık geliyor. Bu üç gözlem, kısa bir dönem içindeki inişi ortaya koyar; kalıcı bir daralma, kredi sıkışıklığı veya finansal stres kanıtı değildir. Zorunlu karşılık oranlarının aynı günlerde vadesiz mevduat için yüzde 14 ve vadeli mevduat için yüzde 1 olduğu tabloda yer alıyor. Bakım döneminin 1 Ekim’de dokuzuncu gününde bulunması da karşılaştırmanın hangi operasyonel dönemde yapıldığını anlamaya yardımcı oluyor.
Çalışma kitabı ayrıca 2 Ekim için gerçekleşme değil, tahmin yayımlıyor. Bir önceki günün toplam bakiyesi 369,136 milyar dirhem ve zorunlu karşılıkları 267,702 milyar olduğundan, tahmin başlangıç noktası olarak 101,434 milyar dirhemlik gerçekleşmiş fazlayı kullanıyor. Gün sonu likidite fazlası tahmininin ortalaması 100,952 milyar dirhem; yüzde 95 güven aralığı alt sınırı 94,204 milyar, üst sınırı 107,699 milyar dirhem. Bu değerler bir sonraki gün için model tahminidir; 2 Ekim’de gerçekleşmiş sonucu göstermiyor. Kaynak, önceki iş günü tahmin hatasını 1,151 milyar dirhem olarak veriyor ve pozitif hatanın tahminin gerçekleşenden yüksek olduğu anlamına geldiğini belirtiyor.
Dosyada bir ve üç aylık sabit vadeli M-Bill getirileri 1 Ekim’de sırasıyla yüzde 4,151 ve yüzde 4,387; altı aylık getiri yüzde 4,583 düzeyinde. Merkez bankasının yöntem notuna göre bu sabit vade eğrisi, birincil bayilerin son ihraç edilen M-Bill’ler için işlem günlerinde saat 12.00’de bildirdiği en düşük teklif getirilerinden türetiliyor. Getiriler, gözlenen vadeleri eşleştirmek için ileri yönlü monoton dışbükey spline ile tahmin ediliyor; yani her vade için doğrudan gerçekleşmiş bir menkul kıymet getirisi gibi okunmamalı. Bu yaklaşım, günü gününe değişen likidite verisine ek olarak kısa vadeli piyasa fiyatlaması hakkında da bir gösterge sağlıyor.
Merkez bankası çalışma kitabının tablolardaki likidite ve parasal taban verilerinin ön nitelikte olduğunu ve başka raporlarda yayımlanan değerlerden farklılaşabileceğini açıkça belirtiyor. M-Bill ikincil piyasa işlem hacmi bölümü ise günlük değil aylık akışları içeriyor; Eylül için 18 milyar 729 milyon AED toplam hacim kaydedilmiş. Bu farklı zaman ölçekleri aynı dönemin aynı tür ölçümü gibi karıştırılmamalı. Rapor; banka likidite pozisyonunu, merkez bankası operasyonlarını ve belirli piyasa göstergelerini izlemek için hazırlanmış. Tek başına bankaların kârlılığını, kredi kalitesini, reel ekonomideki finansman koşullarını ya da hanelerin tasarruf eğilimini ölçmüyor.
Bu nedenle en sağlam okuma, belirli bir tarihte bankaların merkez bankasındaki karşılık yükümlülükleri üzerindeki bakiye tamponunu ve bu tamponun günlük değişimini izlemektir. Fazlanın 30 Eylül’den 1 Ekim’e gerilemesi, tabloda gözlenen somut harekettir; nedenini açıklamak için merkez bankası operasyonları, kamu hesapları, net dış varlıklar ve dolaşımdaki nakit gibi özerk faktörlerin aynı günlerdeki katkılarını birlikte değerlendirmek gerekir. Yayımlanan dosya bu bileşenleri de gösteriyor, fakat tek bir günlük değer nedensel sonuç çıkarmaya yetmez. Ayrıca 2 Ekim tahminini gerçekleşme diye aktarmamak gerekir. Sonraki yayımlarda gözlenen verilerle tahminlerin karşılaştırılması, bu tahminlerin kalibrasyonunu değerlendirmek için daha uygun bir temel sunar.


