Haberin ayrıntıları

Kolombiya Maden ve Enerji Bakanlığı ile UNODC’nin 2 Ekim’de açıkladığı 2025 izleme raporu, karada alüvyal altın işletmeciliğine ilişkin kanıtı 118.410 hektarda saptadı. Bu, 2024’te belirlenen 113.310 hektara göre yüzde 4,5 artış anlamına geliyor. Raporun ölçtüğü gösterge, doğrudan altın üretim miktarı değil; uydu izleme ve saha bilgileriyle tanımlanan faaliyet alanıdır. Bakanlık, tespit edilen alanın yüzde 75’ini izinsiz veya yasadışı, yüzde 21’ini teknik ve/veya çevresel izinli, yüzde 4’ünü ise yasallığa geçiş sürecinde olarak sınıflandırdı. Bu ayrım, rapordaki toplam alanın hukuki statülerine göre nasıl dağıldığını gösteriyor.

Veriler, 2021 ve 2022’deki düşüşün ardından göstergenin yeniden büyüdüğünü ortaya koyuyor. Karada alüvyal altın faaliyetine ilişkin alan 2023’te 105.060 hektar, 2024’te 113.310 hektar ve 2025’te 118.410 hektar olarak raporlandı. İzinsiz faaliyetin toplam içindeki payına ek olarak, rapor bu bileşenin 2024’ten 2025’e yüzde 10 arttığını belirtiyor. Ülkenin 32 idari bölgesinden 15’inde bu faaliyetin kanıtı bulundu. İzinsiz alanın yüzde 82’si Chocó’da 41.493 hektar, Antioquia’da 24.282 hektar ve Bolívar’da 7.222 hektar olarak yoğunlaştı. Bu dağılım ulusal toplamın birkaç bölgedeki yoğunluğunu görünür kılıyor.

Rapor, çevresel ve toplumsal hassas bölgelerdeki örtüşmeyi de ölçüyor. Toplam alüvyal altın faaliyetinin yüzde 49’u, yani 58.216 hektar, madenciliğe izin verilmeyen alanlarda belirlendi; bunun 43.048 hektarı Pasifik Orman Rezervi içinde. Ulusal Doğal Parklar Sistemi’ndeki alanlarda gösterge 2023 ile 2025 arasında yüzde 153 arttı. Afro-Kolombiyalı kara topluluklarının toprakları ulusal toplamın yüzde 45’ini içeriyor; bu topluluk topraklarındaki alanın yüzde 84’ü Chocó’da. Yerli rezervlerinde toplamın yüzde 0,4’ü görülmesine karşın bu gösterge 2023–2025 arasında yüzde 25 yükseldi. Rapor, ayrıca Amazon’daki 11 nehir çevresinde su içi faaliyete dair 215 uyarı alanı kaydetti; uyarılar 64 Yerli rezervine yakın bölgelerdeydi.

İzleme raporu, alüvyal altın belirtilerinin görüldüğü bölgelerde yasadışı silahlı grupların varlığını kritik bir güvenlik etkeni olarak niteliyor. Bakan, hükümetin yanıtını üç başlıkta açıkladı: yasallık yolunda ilerleyebilecek faaliyeti resmileştirmek, Savunma Bakanlığıyla suç örgütlerini takip etmek ve etkilenen alanları geri kazanmak. UNODC’nin bölgesel temsilcisi, rapordaki kanıtların karar, hedefleme ve sahada somut eyleme dönüşmesi gerektiğini söyledi. Çalışma, faaliyet belirtilerinin nerede ve hangi çevresel ve toplumsal bağlamda görüldüğünü kurumsal müdahaleler için izlenebilir hale getiriyor.